Ana Menü

Evrendeki Dekorasyon -2

evrendeki dekorasyon

EVRENDEKİ DEKORASYON

(2)

Cüneyt ALANEvrendeki dekorasyon (2)
İlk bölümde Evrendeki Dekorasyon diyerek başladığımız makalemizin ikinci bölümüne başlamadan önce katılımlarınız ve düşünceleriniz için teşekkür ederim.  Evren’i tanımak ve tanımlamak için sahip olduğumuz algı sistemlerinin eksikliklerini dile getirmeye çalıştım. 5 duyu organımızın bu muhteşem sistemi çözmekte çok yetersiz olduğunu, yarasaların sahip olduğu bir başka algı sistemi olan sesi görüntüye çevirme duyusunu, köpekbalıklarının kullandığı elektrik akımını görüntüye çevirme duyu sistemlerinide kendimizde varetmemiz gerektiğini ve daha uzak evrenleri görebileceğimiz konusuna değinmeye çalıştım. Bu iki canlı dışında doğada daha birçok hayvan var bizlerde olmayan duyu organlarını kullanıp sistemi değişik tanıyıp yaşayan. Aslında Evren büyük değil, bizler çok küçüğüz…
Evren’i anlamak; neden varolduğumuz, nasıl varolduğumuz ve bizlere ne olacak gibi daha birçok soruya cevap bulmamızı sağlayacak. İnsanlık, tarih boyunca hep bu soruları sordu ve cevaplarını aradı.
Evrendeki bu muhteşem dekorasyon nasıl oluştu? En yaygın olan teori; BİG BANG diye adlandırılan, yüksek yoğunluktaki enerjinin patlayarak yine yüksek yoğunlukta gaz ve tozları oluşturduğuna inanılıyor bilim insanları tarafından. Bu yoğunluğu yüksek gaz ve toz bulutlarının içinde bulunan daha yoğun gaz ve toz bulutları kendi çekim alanlarını oluşturarak küçükleri gaz ve tozları kendi içlerine çekerek kütlesi olan maddelere dönüştüler. Onlarda kendi gibi oluşan daha küçük kütleli maddeleri içlerine çektiler ve böylece ortaya meteorlar, uydular, gezegenler, yıldızlar ve galaksiler oluştu. Yapılan bilimsel hesaplamalara göre Evren’imiz 14,5 milyar önce büyük patlamayla oluştu ve o zamandan bu yana genişleyip büyümeye hızla devam ediyor. Büyük patlama öncesi ne vardı? Ne olduda patlama gerçekleşti? Patlama anı neler oldu? Bunlar insanlığın ve bilimin karşılaştığı en zor sorulardır. Kimbilir, belki cevabı bulunabilecek yada hiç bulunamayacak… Her bilim insanının kendince düşünceleri ve teorileri var Evren hakkında (Paralel evrenler, holografik evrenler, çoklu evrenler vs). Evrenimizi tek bir evren olarak kabullenmek bence çok ama çok hatalı bir yaklaşım olur. Çünkü içinde yaşadığımız Dünya’da ve Dünya’nın dışında görebildiğimiz her şeyin asla tekil olmadığını, sayıları astronomik rakamlara ulaşabilecek kadar çeşitlilik göstermesine rağmen neden Evren’i tekilleştirdiğimizi anlamakta zorluk çekiyorum. Bu şekilde düşünülmesini ben tek bir sebebe bağlıyorum, o da algı sistemlerimizin anlayabildiği en uzak nokta Evren olduğu için. Büyük bir patlama sonucu bir evren oluşuyor ve hızla büyüyüp genişlemeye başlıyor. Bu Evrenin yapısı, işleyişi ve büyüklüğü karşısında çok küçük olan bir düşüncedir. Evren’de herşey sürekli olarak kendini yeniliyor ve yokolan bir şey varolacak bir başka şeyinde ateşleyicisi oluyor. Bir yıldız doğuyor, sonra kendi sistemini oluşturuyor ve gezegenlerini doğurup kendi etrafında topluyor, onlarda uydularını oluşturup kendi eyrafında toplayıp güneş sistemi denilen bir düzenin içinde topluca yerlerini alıyorlar. Oluşan bu güneş sistemi, yine kendileri gibi oluşan başka güneş sistemleriyle birleşip insan beyninin ve fiziğin hala çözemediği Karadelik denilen astronomik büyüklükte gizemli bir şeyin etrafında onun çekim gücüyle dönmeye başlıyorlar. Galaksilerde birleşip, bu uçsuz bucaksız boşuğu yani Evren’i oluşturuyorlar. Herşey SIFIR NOKTASI denilen sonsuz enerjinin büyük bir patlamayla başladığını söyleyebilmek için, ”o patlamadan önce ne vardı” sorusunun da cevabını bilmemiz gerekli. Yoksa teorimiz, teori olmaktan çıkıp sadece bir ‘Hayal’ olarak kabul görür.

Bir önceki Evrendeki Dekorasyon -1 makalemizi okumak için TIKLAYINIZ

ANA SAYFAMIZA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

Cüneyt ALAN


 

evrendeki dekorasyon, evrenin dekorasyonu, evren ve muhteşem dekorasyonu, evrendeki dekorasyonlar, evren nasıl oluştu, bigbang, sonsuz evren, hologram evreni paralel evren



« (Önceki Resimler)
(Sonraki Resimler) »